← все обзоры
1:1 round_of_32 TR ⚽ 2026-07-03 18:00 UTC опубл. 2026-07-03 21:08 UTC

Australia — Egypt

İşte her iki soyunma odasına da çok farklı nedenlerle musallat olacak bir maç — ve size bırakacağım soru, bu Dünya Kupası'nın şimdiye kadarki en rahatsız edici sorusu olabilir. Arlington'daki AT&T Stadyumu, Avustralya'yı skorla pohpohlayan ve Mısır'ı sessizce utandıran bir son 32 karşılaşmasına ev sahipliği yaptı. Sonuç: Uzatmalar sonrası 1-1. xG, Mısır 1.36, Avustralya 0.87 diyor — Firavunlar için üç büyük şans, Socceroos için sıfır. Bu, Mısır'ın doksan dakikada kazanması gereken bir maçtı. Mısır gerçek bir otoriteyle başladı. Emam Ashour 13. dakikada skoru açtı — sakin, isabetli, alanı bir satranç oyuncusu gibi okuyan bir orta saha oyuncusu. 7.69'luk derecesini hak etti. Mısır topa %58 sahip oldu, %85 pas isabeti, yedi korner. Devre arasına kadar farkı açmış olmalılardı. İkinci yarıda kaçırılan iki büyük şans, Mısırlı teknik ekibi bu gece uykusuz bırakacak. Sonra her şeyi değiştiren an geldi. 55. dakika — Mohamed Hany topu kendi ağlarına gönderdi. Kendi kalesine gol. Bir hediye. Avustralya tek bir büyük şans bile yaratmamıştı. Tüm maç boyunca xG'leri 0.87'de kaldı, kaleye tek şut. Socceroos Mısır'ı yenmedi — Mısır onlara bir can simidi uzattı. Avustralya'nın hakkını vermek gerekirse — baskı yapmayı hiç bırakmadılar. Jackson Irvine orta sahada bir güçtü, 7.83 derecesiyle sahanın en iyi oyuncusuydu. Enerjisi Avustralya'ya sahip oldukları tek ritmi verdi. Ama 16 şut, biri isabetli mi? Hacim ve kalite arasındaki bu boşluk gerçek bir sorun. Mısır sonlara doğru gerginleşti — 105. dakikada Haissem Hassan'a ve 120. dakikada Yasser Ibrahim'e çıkan sarı kartlar, asla hissetmemeleri gereken bir baskı altında dağılan bir takımın hikayesini anlatıyor. Marwan Attia, 7.69'luk derecesiyle Mısır'ın sessiz savunma kahramanıydı, ta ki 106. dakikadaki çıkışı akşamı özetleyene kadar: cesur kararlar, belirsiz sonuçlar. Uzatmalar berabere bitti. Penaltı yok. FootLegion'da, ulusunuzun golleri sizin kalır — kimse onları alamaz. Mısır'ın bu maçı bitirememesi, Dünya Kupası seviyesinde gerçek bir zihinsel kırılganlık belirtisi miydi? Ve Jackson Irvine bu turnuvanın en hafife alınan kaptanı mıydı? Gelin tartışalım.