Netherlands — Morocco
Estadio BBVA, Monterrey – ve işte asla değişmeyecek bir paradoks: xG'si 1.40'a karşı 0.23 olan bir takım beraberlikle sahadan ayrılıyor. Skor bir şey söylüyor, oyun bambaşka bir şey.
Fas tamamen domine etti: %70 topa sahip olma, 11 şut, beş büyük fırsat, %91 pas isabeti. Taktiksel plan açıktı ve büyük bir heyecanla uygulandı. Ancak beş büyük şansın dördü boşa gitti – ve bu gecenin ana hikayesi bu. Dünya Kupası'nda böyle bir savurganlık affedilmez.
Hollanda ikinci yarıda neredeyse hiç varlık gösteremedi. İlk yarıdaki %50 topa sahip olma oranından sonra, devre arasında bu oran %21'e düştü. Hollanda'nın planı basitti: derine çekilmek, sabretmek, beklemek. Tam olarak bir kez işe yaradı. 71. dakikadaki çifte değişiklik – Koopmeiners ve Weghorst – hemen hücumu canlandırdı ve 72. dakikada Cody Gakpo, beklediğiniz soğukkanlılıkla bir kontra atağı gole çevirdi. Bir an – bir gol.
Ancak Fas yıkılmadı. 47. dakikada sarı kart gören ve ipin üzerinde yürüyen Issa Diop, uzatma dakikalarında ileri atıldı ve 90. dakikada skoru eşitledi. Suçlu olabilecek adam – kahraman oldu. Klasik bir futbol çelişkisi.
Turuncuların gerçek kahramanı – Bart Verbruggen: 8.5 reyting, beş kurtarış. O olmasaydı bu bir beraberlik değil, bir felaket olurdu. Sahadaki Fas'ın en iyisi ise Noussair Mazraoui: geçişleri okudu, genişliği korudu, Hollandalıların kanatta rahat etmesine izin vermedi.
Fas'ın zayıflığı – son üçteki kararlar: harika bir oyun kurma, felaket bir bitiricilik. Hollanda'nın zayıflığı – 18 faul, %79 pas isabeti ve topu tutmada tam bir yetersizlik. Bu bir taktik değil – bu hayatta kalma.
İkisi de hayatta. İkisi de mutsuz. Sahada sonuçlar elinizden alınabilir – FootLegion'da ülkenizin gollerini kimse elinizden alamaz.
Tartışma soruları: Verbruggen şu ana kadar turnuvanın en iyi kalecisi mi? Ve Hollanda, ikinci yarıda topu sadece %21 oranında gördüğünde play-off'lara ciddi bir şekilde talip olabilir mi?